Musa öğretmenim ilk örneğinizle ilgili olarak söyleyecek bir sözüm yok daha fazlasını bilmeye ihtiyacımız var konuşabilmek için ama ikinci örneğiniz çok tanıdık geldi geçmiş yaşantılarımızda aynı örnekler var. Çok çabuk öğrendiği için sınıfta problem davranışlar sergileyen öğrencilerimiz oldu. tam tersi durumda olanlarda.
Derse hiç katılmayan, neredeyse tüm ders bahçede dolaşan, yazma etkinliklerine ilgi göstermeyen bir öğrencimiz vardı. Öğretmeni bu durumlardan yakındığı için okul bahçesinde izliyor, kendisiyle konuşuyor ve anlamaya çalışıyordum. Bir süre sonra şunu gördüm. Çok büyük bir hayal dünyası var, ilginç fikirler üretiyor, çok renkli, çok esprili ve sanılanın aksine sınıfta öğretmenin anlattıklarını çok çabuk öğreniyor. okuma etkinlikleriyle ilgili çalışmaların hepsini kavramış ve okumaya hazır bir çocuk.
Sınıf ortamı onun o küçücük yaştaki kocaman dünyasına az geliyordu.
Tersi durumda da öğrencinin küçücük dünyasına okul , sınıf ve etkinlikler kocaman gelir, ürkütür ve uzaklaştırır.
Öğrencilerinizle ilgili daha fazla ipuçları olursa benzer durumlarla ilişkilendirebiliriz.
Geçen yıl "ben yazamam, ben yapamam ... gibi" sürekli ağlayan öğrencimiz vardı. eline kalem almıyordı yazamam diye denemiyordu bile.
onun yanına oturdum kalemi elime aldım kimsenin duymayacağı bir şekilde;
- "Galiba biraz korkuyorum. birlikte yazabilir miyiz? elimi tutup bana yardım eder misin? veya ben senin elini tutayım." dedim. belli belirsiz güldü.. biraz kızgınca
- ama sen öğretmensin" dedi
- evet ama daha güzel yazmam gerekir yazamıyorum sonra çocuklar bu öğretmen çok çirkin yazıyor derler bana" dedim. inanmak ister gibi yüzüme baktı, elimi uzattım.
elimi tuttu sanki o elimi yönlendiriyormuş gibi yazdım ve arkasından teşekkür ettim. sen yardım edince daha güzel yazdım. hadi bir daha deneyelim. hadi bir daha....
tabi daha sonra hemen "yaşasın" diyerek yazmaya başlamadı. ama bir parça korku ve güvensizliğini kırdık. mükemmelliyetçi, kusur kabul etmeyen bir çocuktu. Her yazdığında "olmadı- yazamadım" diyordu. ama yazmaktan vazgeçmedi. çok çabuk okumayı öğendi.